13 Ağustos 2016 Cumartesi

Feedback

Hala küçük odamdan yazmaya devam ediyorum, o konuda bir değişiklik yok :). Hala odama sığamıyorum, o konuda da bir ilerleme kaydedebilmiş değilim. Sığamayınca ne oluyor, sahip olunan eşyaları, minimalizm hayalleriyle aza indirmek gerekiyor. Zaten az olan mobilyalara ihtiyacım olduğu için de bu durumdan nasibini alan genelde dergiler oluyor.




Yine bir oda toplama anında, yıllar önce biriktirip de atmaya kıyamadığım Trendsetter ( o zaman henüz İstanbul bile değildi, o kadar eski! :D ) dergilerimi anlık bir kararla, "bunu at, bunu da at, bunu da bunu da.." ruh hali eşliğinde çöpe uğurladım. Uğurlamadan önceyse son kez içlerine baktım, bir kaç sayfayı yırtıp, "Ben bundan bir şey yaparım ki!" diyerek ayırdım. Ayırdıklarımdan birisiyle kendimce minik bir deney yaptım. Alsancak'ta işlek bir sokaktaki bir binanın duvarına, yukarıda gördüğümüz, dergiden kesmiş olduğum sözü yapıştırdım. Bunu yaparken hedefim belki birisi fark eder, fotoğrafını çeker ve paylaşır ben de birazcık eğlenir ve mutlu olurumdu. Ama beklediğimden biraz farklı bir geridönüş aldım bu çalışmadan. O da tam olarak aşağıdaki oluyor :).


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder