Tabi ki durum yalnızca marketlerde değil, değişik ürünlere rastladığım her yerde de başıma gelebiliyor. ( Üç maymunun görmedim emojisi :D ) Hatta mezuniyet durumumla ilgili bir sıkıntıyı halletmek üzere fakülteme gittiğimde ve vakit öldürme amacıyla kantine girdiğimde bile gelebiliyor! ( Fonda tezahürat eşliğinde alkış efekti duyulmaktaydı! :D ) Bu ismi "Gagoz" olan ama benim uzunca süre olmadığını iddia ettiğim arkadaşla tanışmamız da tam o şekilde gerçekleşti sayın seyirciler. Soğuk bir şeyler içmek isteyip karar veremediğim bir anda dolapta onu gördüm! Aman Tanrım! Ne de güzel yapmışlardı! O ambalaj nasıl da güzeldi! Derhal almalıydım! Ama bir saniye, bir saniye! Param yoktu! :D. Neyse ki onu da o anda yanımda bulunan arkadaşım A.Ç.'den borç alarak halletmiştim. ( Sonra geri verdim ama, vallahi bak :D )
Ama asıl sorun içeceği içemeyecek olmamdı! Blogger insan modeli olarak fotoğrafını çekmeden içmem ne mümkündü :D. O yüzden eve gidene kadar sabrettim. Eve ulaşınca da fotoğrafını çektim ve kapağını hatıra olarak saklamak amacıyla yavaşça açtıktan sonra... Evet! Artık içebilirdim. Öyle de yaptım. Ama bir saniye, bir saniye!
Bunun tadı hiç olmamış! :D
Not 1: Bundan sonra ambalajını beğendiğim ürünlerin hikayelerini, aramızdaki ilişkiyi bu başlıkla anlatacağımdır efendim! :D Hatta kalınız! :)
Not 2: Bu postta sanal reklam uygulaması falan kullanılmamıştır! Yoksa ben de isterdim kullanılsın, birazcık para kazanalım ama maalesef :D ( İşsizim, işsizsin, ,işsiz! )