İsviçreli bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre ben sözel derslere çalışmaya başladığım anda...
üst komşumuzun Türk Sanat Müziği konseri veresi
çok sevgili belediyemizin yol çalışması yapası
havanın güzel olası ( bu ara pek olamıyor gerçi :) )
karnımın acıkası
annem'in tüm gün elektrik süpürgesiyle takılası
midemin bozulası
sokaktaki kedilerin birbirlerine kur yapası, deliler gibi bağrışası
sanki önceden anlaşmışcasına tüm arkadaşlarımın aynı anda mesaj atası
başımın ağrıyası
yaratıcılığımın tavan yapası
en sevdiğim bloggerların post yapası
ev telefonunun susmayası
annemin bir şeyler anlatası
deprem olası ( fena sallandık :S )
Raif'in post yapası...
...geliyormuş :). Sanırım tüm bunlar neden ezber yapamayıp da içinde "Tarih" kelimesi geçen tüm derslerden kaldığımı açıklamaya yetiyor. ( bkz. inkilap tarihi, sosyal ve iktisadi tarih, iktisadi düşünceler tarihi ) Keşke aynı bilim adamları, sevdiğim sözel dersleri deliler gibi ezberleyebilirken, bunlardan neden bu kadar nefret ettiğimi de açıklayabilseler. Bir de kocaman masa dururken neden masa harici odanın her bir köşesini ders çalışma amacıyla kullandığımı :).
