minimal fotoğraf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
minimal fotoğraf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2016 Cuma

1 Kare


Bu kapı uzayın geri dönülmez noktalarından birisine açılıyormuş.. Bu yazıyı okuyan herkesin hayatındaki, çevresindeki tüm negatiflikler en acilinden bu çıkış kapısından çıkıp, bir daha geri dönemeyeceklermiş.. ( İnanırsak olur bence :) )

5 Ocak 2016 Salı

Photo Diary #batangemininmallarıbunlar :D

2015 tarih olarak geride kalmış olsa da, üşengeçlikten yeni yeni kurtulmayı başaran bir insan olarak, blogta 2015 yazılarını bitirmem biraz zaman alacak diye düşünüyorum :). İlk adımı şu an, şu saniye atarak, 2015 yılının son 4 ayını ( Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık.. hadi canım, valla mı :D ) içeren Photo Diary yazısını yazıyorum, yazmaktayım, yaaazdım..


27 Ekim 2015 Salı

Photo Diary (#mişligeçmişzaman3)

Kolajlanmış halde ne zamandır beni bekleyen fotoğrafların sesine daha fazla kulağımı tıkayamayarak oturdum bilgisayarım başına bu kez de. Aradan bu kadar çok zaman geçince fotoğraflarda ne yaptığımı hatırlayamıyor olmamı bir kenara bırakırsak, güzel bir yazı olacağını umarak başlıyorum gevezeliğe! :)


Kolajımız geçtiğimiz ( bir hayli geçtiğimiz :D ) Mayıs ve Haziran aylarını kapsıyor. Her yeni açılan kahveci dükkanına gitme geleneğimizi sürdürüp bu kez şansımızı #sokakkahvecisi 'nde denemişiz, televizyonda beni çocukluğuma götüren #rugratz 'e denk gelip oturup saatlerce onu izlemişim, arkadaşım Ah. ile birlikte Foça'ya fotoğraf çekmek amacıyla gidip bir tek panjur fotoğrafı çekip dönmüşüm :), apartmanın girişinde üzerinde #gülümseyin yazan broşürün sözünü dinleyip gülümsemişim, arkadaşımın minik adam şeklindeki küpesini fotoğraflayacak kulakdışı bir yer ararken yardımıma koşan pipet olmuş, bir arkadaşımın annesinin resim atölyesinden hem fotoğraf çekmiş hem de çok güzel saatler geçirmişim ( havuçlu kek bile yemişim :) ), telefonların ön kamerasının selfie için değil tavanları çekmek için olduğunu iddia etmişim, arkadaşım B ile birlikte açık hava sinemasına gitmişiz, yazın sıcağında boğazları dolayısıyla soğuk kahve içemeyen arkadaşım için 2 dakikalık kahve duruşu ilan etmişim, fotoğraflayacak siyah meyve bulamayınca photoshopla kirazları siyah yapıp sevinirken zeytin sanılması dolayısıyla hayal kırıklığına uğramışım, ablamın evindeki #beyazbeyazorkide nin gölgesini çok sevmişim ( deli miyim sanki ben :D ), ibeking'in instagram üzerinde düzenlediği yarışmaya katılıp aldığım tepkilerden çok mutlu olmuşum :), panjurdan giren ışığı sevenler derneği kurmayı planlamışım, çekim için gittiğimiz otelin demir parmaklarının çizgili halini çok sevmişim, çöpü bile çekmişim :D ve son olarak da arkadaşım B. ile isminin namus çiçeği olduğunu öğrendiğimiz dünyalar tatlısı bir çiçekle ilgili yaşadığımız dünyalar saçması anları hatırlamak için çiçeği fotoğraflamışım :).

Not: Yazı Temmuz ve Ağustos aylarının fotoğrafları ile devam edecekti ancak iki kolajı aynı boyutta buraya ekleyememem dolayısıyla kendileri ayrı bir yazıya çıkmak istediler, tutamadık :D.

5 Ekim 2015 Pazartesi

His #3


Kapı deyince herkesin aklına pek çok şey gelir. Hep kapılara anlam yüklenir. Kapılar ile ilgili, "Bir kapı kapanır, bir diğeri açılır" ve benzeri pek çok söz söylenmiştir. Hep onların fotoğrafı çekilir. Hep onlar sevilir.


Bense farkında olmadan hep pencereleri sevmişim. Gittiğim, gezdiğim, sürekli bulunduğum pek çok yerde hep onların fotoğraflarını çekmişim. Daha önce her ne kadar farkında olmasam da hep onları sevmişim. Ve tüm bunları bilgisayarımdaki fotoğraf klasörlerini düzenlerken, yukarıdaki fotoğrafları görünce fark etmemle birlikte, hayatımın en her şeyden anlam çıkarma dönemlerinden birisinde olduğum için de onlara anlam yüklemek istemişim.

Not: Acaba bana "Her şeye biraz daha farklı pencerelerden bakmaya çalış" mı demek istiyorlar? :) 

19 Ağustos 2015 Çarşamba

His #2


Uçsuz bucaksız bir yolun ortasındayım! 
Ya da belki sonuna yaklaşmışımdır.
Yoksa daha başında mıyım? 

12 Şubat 2015 Perşembe

His

Bazen kendimi...


...böyle üzgün...


...böyle karmakarışık...


...böyle çaresiz...


...böyle kırılmış...


...böyle arada kalmış...


...böyle bir yanı eksik hissediyorum. 

Sonra aklıma...


...aslında her yolun sonunda bir ışık olduğu...


... aslında tüm merdivenlerin sonunda gökyüzüne ulaştığı geliyor
ve kalbimi yeniden umutla dolduruyorum!


Çoğu zaman içimde bir sürü Raif olduğunu düşünüyorum. Gecenin bu saatinde de içimdeki şair ruhlu Raif meydanı boş bulup dışarı çıkmak istedi, kendisini tutamadık ve ortaya bu #fotoğraflışiirimsiyazı çıktı efendim :). Umarım beğenmişsinizdir. Kendisi bir daha ne zaman ortaya çıkar, bir daha buralara uğrar mı bilemiyoruz ama, sanırım çektiğim fotoğrafları paylaşmak için aradığım yöntem içimdeki Raif'lerden geçiyormuş :).