Kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2015 Pazartesi

Ev yapımı buzlu kahve

Kahvenin her türlüsünü severim. Kışın sıcak her türlüsünü, yazın soğuk ve buzlu her türlüsünü içmekten büyük zevk alırım. Ama çoğu başarısız, kahveleri aşırı fiyatlara satan, aklımda sadece güzel dekorasyonuyla kalan kahvecileri düşününce, neden evde kendim de denemiyorum ki deyip, çakma baristalığa soyundum! Evet evde kahve makinesi bile yok, lattelerin üzerine hala desen yapamıyorum belki ama, tadı tam istediğim gibi olan, hem de maliyeti oldukça düşük olan kahveler yapabiliyorum kendime :) Belki siz de benim gibi düşünüyorsunuzdur ya da belki yazımı okuduktan sonra düşünür de denemek istersiniz diye de nasıl yaptığımı anlatmak istedim. Hazırsanız başlayalım :)
Bugün birlikte soğuk kahve ( hashtag ice latte :D ) yapıyoruz. İhtiyacımız olan ilk şey kocaman bir bardak! Bu konuda ben çok IKEA'da satılan şu bardaklardan verim aldım. Hem boyutu çok uygun, hem de karton bardaklarla kıyaslayınca çevreye daha çok katkılı :). Bardağımızı hazırladıktan sonra işe çözülebilir kahvemizi bardağımıza dökmekle başlıyoruz. Bir yandan da ileriki aşamalar için su ısıtmaya başlıyoruz. ( Çünkü kahvemiz sıcak suda çözülebilen cinsten ) Ben kahve olarak markette bulduğum Nescafe Espresso'nun stick versiyonu olanlarından kullanıyorum, 1 stick yeterli oluyor.
Süt tozuyla olan kahveleri şekersiz, süt eklenen kahveleri şekerli içen dünyalar normali bir insan olarak da içine o anki moduma göre biraz şeker ekliyorum. Sonra kaynamış ve kaynadıktan sonra 1 dk bekletilmiş sıcak sudan 2 parmak ölçüsü kadar ekliyorum. Sonra da güzelce karıştırıyorum.
Hedefimiz soğuk kahve yapmaktı ama kahvemiz sıcak! Bunun için kahvenin soğumasını hiç beklemeden, içine buz atıyoruz. ( Buzları bir hayli havadan atarak, etrafa sıçratmazsak kahvemiz güzel olmuyormuş :D ) Ben boyutu hayli büyük olan buzlardan 3-5 tane atıyorum. Son olarak da üzerine dolaptan çıkardığımız buz gibi sütümüzü ekliyoruz ve buzlu kahvemiz hazır! 

Sonra da yanımıza kitap/film/müzik üçlüsünden dilediğimizi alıp keyfimizi yapıyoruz. Eve gelen arkadaşlarımıza da yapıp ikram etmeyi de ihmal etmiyoruz :).

17 Aralık 2014 Çarşamba

Ambalaj önemlidir! #2

Kutu içindeki kahveleri hiçbir zaman sevemedim! Kahveden çok iyi anladığımdan ya da muhteşem bir damak zevkim olduğundan değil ama ne bileyim hepsinde bir plastiğimsi tat eşliğinde overyapaylık durumu söz konusu değil mi sanki sayın seyirciler! Görüp de denemediği, deneyip de memnun kaldığı bir #kutukahve mi olmaz insanın! ( Olur!.. muş ama daha şimdi o durumdan haberimiz yokmuş gibi davranmamız gerekiyor! muşş :D )

İnsanın başına ne gelirse meraktan gelir lafı doğru mu bilmiyorum ama bu durumun sorumlusunun merak olduğunu söyleyebilirim :D. Hayatımız görüp de denemeden duramayıp ama denediğimize çoğu zaman pişman olmakla geçmiyor mu adeta? :D.


 İlk #ambalajönemlidir yazısındaki Gagoz isimli arkadaşı alıp da kantinci amcaya doğru koştururken ikimiz yalnız değildik! Yanımızda bir de bu Mug isimli bu arkadaş vardı. Kendisini almadan duramamamın ve yazıya konu olmasının nedeni ise minimallikten ölen kutusudur efendim!

Kutuyu gördüğümde ilk verdiğim tepki tam olarak "Ben yapsam bu kadar olur, şu kutuya bak!" şeklinde olduğu için ben de fotoğraflarını sanki kutusunu ben tasarlamışmışım gibi yaparak çekmekten kendimi alamadım!


Bu arkadaşı da yine öncelikle fotoğraf çekmek için sonralıklaysa ( Türkçe'de böyle bir kelimeye kesinlikle ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum :D ) yine tadını beğenme ihtimalimin yüksekliği yüzünden epeyce bekletmiş bulundum! Ama meğerse her şey boşunaymış sayın seyirciler! Ne yoksa sonunda benimde sevebileceğim, tadı plastik gibi olmayan bir #kutukahve  mi yapmışlar! Hem de kutusu da muhteşem miymiş?! Tek sorunumuz kendinin ex-okul'umun kantini haricinde hiçbir yerde görmemiş olmam ne yazık ki. Bu sorunu da halledersek kendisini kuyruk gibi her zaman yanımda taşıyabilirim diye düşünüyorum.

Bu yazıyı okuyan ve #kutukahve seven sevmeyen herkese de gördükleri yerde hemen alıp, denemelerini tavsiye ediyorum sayın efendim! ( güneşgözlüklüemojiyeyapışıklikebutonuşeklindekielemojisi )

Not: Bu postta sanal reklam uygulaması kullanılmamaktadır! Aksine #bedavamısandımparavirdimaldım politikası uygulanmıştır efendim! :D

28 Temmuz 2013 Pazar

Kahveci'de kopya çeken kafası karışmış Raif

Hangi gün olduğunu hatırlamadığım bir gün arkadaşlarım S. ve A. ile buluşup Forum Bornova'ya gittik. ( Ne kadar da büyük bir değişiklik :D ) Canımız kahve içmek isteyince Caribou'ya ( hani şu peçeteleriyle aşk yaşadığım yer :)) gitmeye karar verdik. Bu mekanın havasından mı suyundan mı bilmiyorum, hep blog'a konu edecek bir şey oluyor :D ( bak bilerek yapıyorsanız söyleyin vallahi kızmayacağım :) ).

Cafe'ye girer girmez, kahvelerimizi sipariş ederken gözümüz kasaların arkasında yukarıda asılı duran " Günün Sorusu" yazısına takıldı. Önce bir aramızda tartıştık, ne olabilir, niye sormuş olabilirler diye, aaaa hediye mi var acaba dedik. Tüm bunlar olurken, sınavlarda kopya çekmeye bile yeltenemeyen ben, telefonun internetinden sorunun cevabını buluverdim :D

Soru: İlk çocuk gazetesi nedir?
Cevap: Mümeyyiz.. ( Teşekkürler Google, teşekkürler Vikipedi :D )


Sıra aramızdan bir kurban seçip kasaya göndermeye geldi. A. kendisini feda edip gönüllü olarak kasaya gitti. Vee.. elinde yukarıda görünen minik kutu ile geldi. Uzunca bir süre birbirimize ve kutuya bakarak gülüşmelerimiz sonucu, birimiz kutuyu açmayı akıl edebildi de içindeki lokumları mideye indirebildik :)

Not : Gayet sempatik bir uygulama olmuş bizce, biz çok memnun kaldık. O minik kutuyu da hatıra saklıyorum hatta :D Caribou'ya giderseniz telefonunuzu yanınızdan ayırmayın :D


Alakasız Not: Caribou'nun camını çalmak istiyorum ben! ( Cam nasıl çalınır?, cam çalmak nedir evladım? Yine neler saçmalıyorsun çocuğum? derseniz de maalesef bu sorulara verilebilecek mantıklı cevabım yine yok. Ama niye hep böyle oluyor :D )

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Ders Çalışmak Eşittir Tıkınmak

Dün mikro iktisadi analiz finalim vardı ( yaz okulu was here ). O yüzden önceki günlerde (kimi kandırıyorum acaba sadece pazartesi günü :) ) ders çalışmam gerekiyordu. Hani maymun iştahlılığımdan bahsetmiştim ya bu kelimenin ne kadar anlamlı olduğunu birazdan anlayacağız :)


Eveeet. Bakın ders çalıştım ben :) Ama daha çok birşeyler yemiş ve içmiş gibi gözüküyorum sanki. Ah işte maymun iştahlı kelime grubu adeta beni düşünülerek yaratılmış gibi. Hem maymun iştahlı hem maymun iştahlılığım süresince bir o kadar iştahlı bir insan olduğum sanırım fotoğraflardan anlaşılıyordur. ( Yemişsin, içmişsin bir de fotoğraf çekmişsin ne ara ders çalıştın sen çocuğum? diyenleri esefle kınıyorum :) )

10 Ağustos 2012 Cuma

Büyücüler büyücüler

Geçtiğimiz bir gün ( ne gün hatırlamıyorum tabi :) ) tırnaklarından tanıdığınız arkadaşım S.T ile birlikte alsancağa gittik. Gezdik tozduk tam eve dönecekken birer kahve içelim diye düşünerek Sevgi Yolu üzerindeki Kahve Diyarı'na oturduk. Türk kahvelerimizi söyledik. Siparişlerimiz geldi ancak biraz farklıydılar. Ve işte herşey o an başladı. Dandadadaann!!! (büyülü müyülü post yazıyorum biraz gerilim katayım dedim :) ) Görünce ilk tepkim " bu ne ya büyü mü yapıcaz bununla" oldu. Birazdan paylaşacağım fotoğrafların çıkış noktası da bu lafım oldu. Su yerine ramazan şerbeti koymuşlar. Kokusu da tadı da deterjan gibiydi (hayır daha önce deterjan yemedim ) Ben tadını beğenmedim, görüntüsü de korkunçtu ( S.T. çok sevdi ama ).






Madem içemiyorum biraz eğlenelim dedim ve başladık etraftaki tuhaf bakışları umursamayarak büyü temalı fotoğraflarımızı çekmeye. Biz çok eğlendik (tip tip bakanlar da sanıyorum en az bizim kadar eğlenmişlerdir :) )




Posta adını veren şarkı da budur :)