içimdeki iktisatçının kendinin dışarı atışı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
içimdeki iktisatçının kendinin dışarı atışı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2013 Salı

Alışveriş Yap(a)mama Yöntemi

Baktım ki alışveriş bağımlılığı almış başını gitmiş, internetteki her iki blogdan ikisi :) bizi tüketim çılgınlığını sürüklüyor, ben olaya farklı bir açıdan bakıp sizi kendi Alışveriş Yap(a)mama yöntemimle tanıştırmaya karar verdim.

Gerekli malzemelerimiz; bir adet sevdiğiniz bir markanın web sitesi, bir adet okuduğu blogların yan etkisi olarak ne yapacağını şaşırmış, her gördüğünü beğenme potansiyeli yüksek, web siteye bakıp ardından koşa koşa mağazaya gidebilecek insan ( yani siz :) ).

Malzemelerinizi hazırladıysanız başlıyoruz. Öncelikle web sitemizi açıyoruz. Sırasıyla "New" kısmında neler varsa hepsine bir göz attıktan sonra  tek tek incelemeye koyuluyoruz. Bilgisayar başında geçen saatler sonunda kafamızda hatırı sayılır miktarda almak istediğimiz ürün fikri oluşuyor. Bunları gerek kağıda, gerek telefonumuza gerekse beynimize not edip mağazaya gidiyoruz.


Mağaza'nın kapısından girmemizle dumur olmamız bir oluyor. Önce diyoruz ki " E sitedeki hiçbir şey yok burada", sonra biraz daha bakınınca anlıyoruz ki varlar ancak tanınmaz haldeler. O sitede gördüğümüz renkler, o mankenin üzerindeki duruş, o kaliteli kumaşlardan eser yok. İşte o an siteye bakarken fark etmediğimiz gerçekler yüzümüze bir tokat gibi vuruyor. Mankenin M beden, kendimizin ise XL beden olması o an bizi pek de anlık olamayan bir hüzne sürüklüyor. Dahası o bayıldığımız t-shirt'ün baskısı sitedeki S beden t-shirt'ün üstünde kocaman dururken, L bedeninde ara ki baskıyı bulasın. O gördüğümüz güzelim Aztec desenli yün kazak ise üzerimize giydiğimizde " Dedem'den kaldı aslında bu Vintage(!) kendisi, yeni değil " den hallice bir duruş sergiliyor. Neyse ki "İzmir'de kazak mı giyilir zaten" deyip en azından bu konuda avunabiliyoruz :). Sitede beğendiğimiz o salaş mı salaş(!) pantolonu üstünüze giydiğimizde ise pantolonun paçalarının darlığından ötürü birazdan bale yapmaya çıkacakmışçasına bir görüntüyle karşı karşıya kalıyoruz. Sitede kahverengi olduğu için beğendiğimiz t-shirt'ün aslında gri yada aslında siyahmış da yıllarca yıkanmaktan rengi atmış gibi durması ise artık son nokta oluyor, "Bu ne ya" diyerek hiçbir şey almayıp mağazayı terk ediyoruz.

Sonuç: Normalde belki mağazada görsek bayılıp alacağımız ürünlere daha objektif bir biçimde bakmış oluyoruz ve paramız cebimize kalıyor daha ne olsun :D ve eve doğru adımlarımızı atarken de aklımızdan " Photoshop sen nelere kadirsin?" cümlesini sürekli tekrar ediyoruz :).