mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2014 Cumartesi

Hakkımda her şeyi duymanızı istiyorum :D

Blog'ları keşfetmem kadar eski olmasa da yine uzun sayılabilecek kadar bir süredir Youtube'daki Vlogger'ları da takip ediyorum. Onlar da orada "Tag" adı altında videolar yapıyorlar ve ben bazen ( tamam çoğu zaman :D ) kıskançlıktan çatlıyorum. Bu postumla da buna bir nebze olsun çözüm getirmeyi amaçladım :D. Bir zamanlar "mim" yapmaktan hiç hoşlanmayan, aman da "Bu ne gereksiz şey böyle." efendime söyleyeyim "Öff!" (YAZACAK ŞEY BULAMADI :D ) diyen ben şimdi bir mim başlatıyorum! Mim'imiz ( Bu kelimeyi yazana kadar bir hayli uğraştım. Bu postun 10 dakika önce yayınlanamamasının tek sorumlusu bu kelimedir efendim! :D ). tamamen (itiraf!) Youtube'daki "25 facts about me tag" den araklanmıştır. Aynı mantıkla, hakkımız bilinen/bilinmeyen 25 gerçeği yazıyoruz. Yazıyorum, yazıyorum, yaaazdııım :D


1. İlkokuldan beri "Y" ve "Ğ" harflerini karıştırıyorum. Hala bir kelimede acaba hangisi olacak diye oturup yarım saat düşünmüşlüğüm de vardır :D.
2. "V"yakalı herhangi bir giysiye karşı inanılmaz derecede antipatim var. Kazak, t-shirt hiç fark etmez giymem, giyemem.
3. Tam saat takıntım vardır. Bir şey yapmaya başlayacaksam özellikle tam saatte başlamaya dikkat ederim. Bu bir şeyin ders çalışmak olduğunu ve bunu dersten kaytarmak için yaptığımı da nereden çıkardınız, aaaa hiç olur mu :D.
4. Bir haksızlık karşısında, kendi başıma gelmemiş bile olsa oldukça sinirlenirim, haksızlığa uğrayan kişiden daha fazla ben söylenir, çemkiririm :D
5. Bir mesajın, yazının hatta mail'in içerisindeki cümlelerde "smiley" kullanılmadığı zaman o şey komik bile olsa bana komikmiş gibi gelmez, hepsini antipatik algılarım, üzülürüm, bozulurum hatta küserim :D
6. Güneş kremini veya onun gibi kokan herhangi bir şeyi sevmeme, beğenmeme gibi bir ihtimalim söz konusu değildir. :)
7. Tükürdüğümü yalamaktan çekinmem, büyük konuşmamayı beceremiyor olabilirim ama ne yapayım, gurur da bir yere kadar. Ayrıca fikirlerim inanılmaz çabuk değişebildiği için bu durum birazcık kaçınılmaz da aynı zamanda :).
8. İlginç olduğunu düşündüğüm herhangi bir şeyi beğenmeden, istemeden, almadan duramam :D. Bu sebeple ayın bir kısmını aç geçirdiğim de sıklıkla olur tabi.
9. Sarı renginin bana uğursuz geldi kanısına sahibim. Bunu değiştirmeye uğraşıp başarılı olamadım. Bu yüzden sarı herhangi bir şeyi almam, istemem, bulundurmam. Hatta bir fotoğrafta sarı bir obje varsa siyah beyaz yaparım onu bile görmek istemem. ( Bu çocuğun normal olmadığı belliydi canım zaten :D )
10. Hayatım boyunca hep sanatsal, el becerisi gerektiren, tasarlamalı bir bölüm/okul okumak istedim ama olmadı.
11. Hatıra saklama hastalığım var. Şöyle ki, ben ölünce arkamdan adıma hatıra müzesi açabilirsiniz :)
12. Çizgili hastasıyım. Ve her siyah beyaz çizgili giydiğimde "Beşiktaşlı mısın?" sorusunu duymaktan dolayı sıkılmış bulunmaktayım :D.
13. Dünyada bana " Asla kilo almayacaksın!" garantisi verilip, ölene kadar tek bir şey ile beslenme hakkı verilseydi hiç düşünmeden makarna'yı seçerdim :D
14. Üniversiteye kadar içinden renk akan bir insandım odamdan tutun da giysilerime kadar. Sonra ne olduysa içime iskandinav kaçtı, siyah+beyaz+krem = ben oldu :)
15. Koleksiyon yapmaya bayılırım. Son favorim ise meyve sticker'ı koleksiyonu :)
16. Bir gün kendimi kimsesiz bir yere kapatıp son ses bangır bangır müzik dinlemek istiyorum. Huysuz apartman komşularından içim şişti. ( İlkokuldayken doğum günlerimizde müzik açınca bile kapımıza dayanan komşularımız vardı da :) )
17. Beğendiğim kıyafeti almak yerine evdekileri dönüştürebiliyorsam benden mutlusu yoktur. Kot yırtma konusunda da oldukça yetenekliyim bu nedenle :D
18. Garip olan her şeyi severim film olsun kitap olsun. Başkasına sen de izle/oku bak diye tavsiye ettiğimdeyse "Aman bu ne be!" tepkisini çok sık alırım.
19. Komedi/komedyen sevmem. Komik olmak için komiklik yapıldığında gülmekten çok, içimde nefret duygusu uyanır. Arkadaşım G'nin dediğine göre ben durum komedisi seviyormuşum :)
20. "22 yaşındayım ama küçük gösteriyorum ve evet bunu biliyorum" yazılı bir t-shirt bastırmak gibi bir hedefim var :D
21. Bir yerde yatılı kalmayı sevmem, bu en yakın akrabamız dahi olsa. İmkan olsa her yere günübirlik giderdim.
22. Issız bir adaya düşsem yanıma alacağım ilk şey interneti olan bir cihaz olurdu. İnternet bağımlısı olduğumdan şüphelenmiyor değilim :D
23. Düzen hastasıyım. Bir şey koyduğum yerde öyle dursun isterim. Odama gelen misafir en yakın arkadaşım dahi olsa bir şeyi yerinden oynattı mı deliririm :D
24. Bademciklerim sorun çıkarmasa yaz/kış demeden her gün dondurma yerdim.
25. 24 maddeyi yazarken hiç zorlanmama rağmen 25.'de tıkandım kaldım :)

Şimdi normalde tek tek isim verip mimlemem gerekiyordu ancak, kim mim yazmayı sever/sevmez, mim yapmayı ister/istemez karar veremediğim için...
 mim'imimiz yapmak isteyen, arada yazacak bir şey bulamadığında kolaya kaçmak isteyen herkesin kullanımına açıktır efendim :D

22 Ocak 2013 Salı

Oynatmaya az kal(dı)mış galiba

Tosbağa'nın Dünyası beni mimlemiş. Mim'e bir isim bulmaya çalıştıysam da başarılı olamadım. Sonra neden isim bulmam gerektiğini ve niye kendimi buna mecbur hissettiğimi düşündüm. Sonra artık daha fazla saçmalamamam gerektiğini düşündüm ve postu yapmaya başladım :) ( Umarım siz de burdan sonra okumayı bırakmayı düşünmediniz :D )

Şu an olsa sevinirim...   Saate bakalım 17:53, acıktııııım :D. Karnı aç olan bir insana da bu soruyu sorarsanız tabi ki önünüze menüden hallice bir istek listesi sunabilir. Okuyanların karnını acıktırmamak için listeyi kendime saklıyorum ama :D ( Ben postu yazmayı 1 saati geçkin süredir bitiremediğim için yukarıdaki saat epey geride kaldı. Şu an karnım tok sırtım pek yani aslında. Ama tatlı olsa güzel olurdu yine de :D )

Şimdi orada olmak vardı...   Şirince'de L. 'in bizi götürdüğü, tanıdıklarının butik otelimsi pansiyon'unda olmayı çok isterdim. Şöyle şöminenin karşısında ayaklarımı uzatıp, hayattan kopsaydım fena mı olurdu :)



Nerede o eski günler...  Ah ahh! Diye başlasam tam yerinde olur sanırım. Genelde eskiyi özleyen bir insan değilimdir. Gelecek daha çekici gelir ancak, mezuniyetine bir buçuk sene kalmış bir üniversite öğrencisi olarak, şu günlerde gelecek bana hiiiiiiç çekici gelmiyor. Aklımda bin türlü soru, gelecek kaygısı aldı başını yürüdü. Öyle yani, eski gelecek kaygısı olmayan rahat günleri aramıyor değilim.

Neleri özlüyorum...  Aynı isimle, yapmayı başaramadığım bir post vardı. Çünkü düşünüp düşünüp ne özlediğimi bulamamıştım. Galiba yine bulamadım :D

Çok severim...  Beni mutlu eden şeylerle uğraşmayı çok severim. Bu şey sanatsal bir aktivite olabilir, bazen sadece pencereden yağmuru izlemek dahi olabilir. Bazen izlediğim bir filmi çok sevebilirim, bazen yolda gördüğüm sevimli kediyi. Yeni bloglar keşfetmeyi, uzun zamandır istediğim bir şeye sahip olmayı, Annem'in odama aniden türk kahvesi getirmesini...( Aman da aman ne de sevgi doluymuşum yahu :D )

Nefret ederim...  Ben bu kelimeyi sevmiyorum. Hiçbir şeye " Nefret ediyorum" dememeye çabalamışımdır hep, onlardan daha az seviyorum diye bahsedebiliriz :D Günümüzde insanlığın dönüştüğü şey(!) beni endişelendiriyor, bu durumu hiç sevmiyorum. Sonra bir renk var ki, ana renklerden mavi ve kırmızı olmayanı, işte onu da sevmiyorum. ( Az önce o kadar sevgi dolu taklidi yaptım, bu düşünceyi bozmamak için daha fazla devam etmiyorum :D )

Bugünlerde çok fazla dinledim...


Şimdiki ruh halim...

Bir mimi daha bitirmenin haklı gururu(!) nu yaşamaktayım :D Bir de suratımda şapşal bir gülümseme var neden bilmiyorum ( gerçi zaten ruh halimin ne olduğuna bir yanıt da değil bu :D )