kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2015 Salı

Mutlu Olmak İçin 14000 Sebep

Instagram'da ve Tumblr'da Türkiye'de yaşamayan insanları takip etmeyi çok seviyorum. Burada olmayan şeyleri, onların fotoğrafları aracılığıyla görebilmek, haberdar olabilmek beni çok mutlu ediyor. Ancak bu durum ne kadar mutluluk veriyor olsa da, "Anne bizim neden yok?!" diyerek hayıflanmamı da fazlasıyla tetikliyor efendim :).


Bu yazı tam da bir hayıflanmanın sonucudur! İki #sosyalmedya mecrasında da içinde insan olan fotoğraflardansa eşya olan fotoğraflar daha çok ilgimi çekiyor, hatta bununla da kalmayıp hayıflanma hissimi de iki katına çıkarabiliyor sayın seyirciler! :). Yazımızda adı geçen "Mutlu olmak için 14000 sebep" isimli arkadaşımız da bu sınıfa girmeyi fazlasıyla hakediyor! Kitabı defalarca orijinal dilinde görmemden ötürü, ülkemizde satışa çıkmayan, çevirisi yapılmayan bir sürü kitaptan yalnızca bir tanesi olduğunu düşünmüştüm. Ancak #google amca 'nın yaptığı yoğun araştırmalar sonucu kitabın 2011 yılında dilimize çevrilip, satışa çıktığını gösterdi! Bunu öğrenen ben #kırmızıelbiseliohyandantemalıemoji gibi sevinçten ne yapacağını şaşırmış biçimde kendimi kitabı bulmaya verdim!. Ama bulamadım. Kitap ne orijinal dilinde ne de Türkçe olarak hiçbir yerde stokta bulunmuyordu. O nedenle bu sevincim bir #türkfilmi sahnesindeki kadar kısa sürmüştü. ( Buraya birazcık acıklı müzik alabilir miyiz :D ) Ancak merak etmeyin filmimiz mutlu sonla bitiyor efendim :). Yoğun araştırmalarım sonucunda karşıma mezun olmuş olduğum biricik(!) üniversiteciğim Ege'nin 2012 yılında kütüphaneye alınan kitaplar listesi çıktı. Ve evet, ismi geçen arkadaşımız da bu listede yer alıyordu! Mezun olduğum için kütüphaneden kitap alamıyor olmam sorununa da halihazırda yüksek lisans yapmakta olan arkadaşım L. sponsorluğunda çözüm bulduk ve kendisi kitabı benim için kütüphaneden ödünç alıp sevenleri kavuşturdu efendim :D.

Biz erdik muradımızaa... demeyi çok isterdim ancak, kitap ödünç alma süresi olan 15 gün sona erince ne yazık ki #herkeskendiyoluna konumuna geldik. Şimdi yalnızca birer eski dostuz. ( #yandanbakanmendebursuratlıemoji )


Benim gibi kitabı daha önce görüp de merak etmiş kişiler olması ihtimaline karşı da biraz kitaptan bahsetmek istiyorum :). Kitap yukarıdaki fotoğrafta aynen yazarın söylediği gibi, kendisinin mutlu olma sebeplerinin madde madde yazılarak, kitaba çevrilmesinden meydana gelmiş. Ben kitabın temelinde yatan bu oldukça basit ama etkili fikre bayıldım! Ve, kitaptan ayrılır ayrılmaz, kendi mutluluk sebeplerimi not etmeye başladım! Böylece hem kendimi mutsuz hissettiğim anlarda açıp okuyup moral bulabileceğim, hem de bu fikirlerimin yazdığı defteri #gelecektekitorunlar'ıma bir anı olarak bırakabileceğim efendim :).

Not: Bu uygulamayı da herkese tavsiye ediyorum. Çünkü mutluluk paylaştıkça çoğalır, çünkü mutluluğun etkisi hiç bitmez, sadece zamanla unutulur :)

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Kütüphane gören masum Raif

Mezun olmasına çok az bir süre kalmış bir insan olarak, Üniversitemin kütüphanesindeki rafları keşfetmek, kütüphanede vakit geçirmek için oldukça geç kaldığımın farkındayım! Ama zararın neresinden dönersek kardır diyerek son günlerimi kendisiyle iyi geçinerek geçirmeye karar verdim :). Böylelikle iyi geçinirsek, mezun olsam da kendimi koşa koşa artık "eski" olacak üniversitemin kütüphanesinin kollarına atabilirim! :D

Bu olayın kafama dank etmesi tam olarak arkadaşım Rapunzeliçe'nin üniversite ile ilişiğini kesmek için ( çünkü arkadaşlarım benim gibi tembel değiller, mezun olmayı başarabiliyorlar :D ) kütüphaneye gitmek zorunda kalmamızla gerçekleşti! Ben gitmişken, daha önce görüp de kıymetini anlayamadığım sanat kitaplarının sıralandığı rafların oraya gittim ve gitmemle, çok yeni basım olan Türkçe fotoğrafçılık kitaplarını görmem bir oldu! #paramcebimdekalacakheyo ruh hali eşliğinde kendilerini alıp, 2 haftalığına eve getirdim.

Ancak kitabın bende durduğu 2 hafta finallerimle çakışıp, benim #ablasıevlenenküçükkardeş yoğunluğumla da birleşince kitapların kapaklarını açamadan geri iade etmek zorunda kaldım. Bu amaçla da geçtiğimiz perşembe günü kütüphanenin yolunu tuttum! Hala akıllanmamış bir insan olarak kütüphaneye gitmekteki amacım tamamen fotoğraf çekmekti! ( ben Raif itiraf ediyor sayfasına hoş geldiniz :D ) Kütüphanenin bomboş olmasının benden yana olduğunu görünce bu fikrimi daha çok sevdim :D.

Aldığım kitapları verdikten sonra yine kendimi tutamayarak fotoğrafçılık kitaplarının olduğu yöne doğru yöneldim ve...


... bu adı "Working Cats" olan, ancak acemilikten ne basım yılını ne de yerini not almayı akıl edemediğim, kitapla karşılaştım ve onu hemen raftan alıp, kendime bir masa bulup oturdum! ( masaya oturulmaz evladım! :D ) Hiçbir zaman düzenli ve sistemli biçimde kitap okumayı başaramamış ve kitap kurdu diye tanımlanan insanlara hep gıptayla bakan bir insan olarak bu kitabı içimdeki tüm aşkla bağrıma bastım efendim :D.

Kitabımız, tamamen iş yerlerinde hayatlarını sürdüren kedilerin, o iş yerlerinde çekilmiş fotoğraflarından ve yine o i şyerinde çalışan bir kişi tarafından kediler hakkında yazılan birkaç cümle yazıdan oluşuyordu. Yazıların sempatiklikleri bir yana kitaptaki fotoğraflar oldukça başarılıydı! O kadar hareketli canlıları nasıl o kadar kusursuz yerlerde konumlandırıp fotoğraflarını çektiklerini gerçekten merak ediyorum :).

Kitabın konusu kediler, içeriğinin de büyük bir çoğunluğu fotoğraflardan oluşunca, kitabı bir oturuşta bitirerek kendim için bir ilki gerçekleştirerek kütüphanede bir kitap bitirmiş oldum! :D ( İsviçreli iki bilim adamı bu yazıdaki görmemişlik derecesini ölçmeye çalışırken, çıkan sonuçlara inanamayarak intihar ettiler! :D ) Kitapta yazıdan çok fotoğraf olabilir, ama lütfen sevincimi mazur görünüz efendim, çünkü kendisi benim ilk oturuşta bitirebildiğim 2. kitaptır :D ( İlki "Simyacı" idi! ) ). Ayrıca kütüphanede #wireless olmasına rağmen kendimi kitaba verebilmiş olmam da kendi açımdan oldukça büyük bir başarı diye düşünüyorum :).

Ayrıca sessizlikten ve yalnızlıktan çok hoşlanan bir insan olarak, bundan sonra kütüphaneyi kendime kaçış noktası ilan edip, sık sık gitmeyi planlıyorum! Hatta utanmasam kendime kalan şu 2-3 haftalık süreç için "Üniversite'yi bitirmeden önce yapılması gerekenler listesi" hazırlayıp kütüphane ile ilgili maddeler koyacağım! :D

Not 1: Görmemişin kütüphanesi olmuş tutmuş blogda yazı yazmış! ( Üç maymunun birincisi smileysi :D )
Not 2: Fotoğrafların üzerine tıklayarak, hatta fotoğralı yeni sekmede açarak kocaman kocaman görüp, inceleyebilirsiniz efendim :D.

27 Mart 2014 Perşembe

Bir Dondurmakoliğin İtirafları

Havaların ısınmasının beni en çok mutlu eden yanı... Dondurma! Bu durumun tek sorumlusu da her an şişmek için fırsat kollayan bademciklerimdir efendim! Yoksa durumun benim overdondurmasever bir obur olmamla falan katiyen alakası yok, onu da nereden çıkardınız. :D

Şimdi aslında asıl konuya dönmem gerekiyor ama ben aradaki bu geçişi sağlayamadığımdan bu cümle bu görevi üstlensin olur mu :D Fakültemizde kantine doğru giderken solda ( dönerken sağda diye iğrenç espri yapıp sizi hayattan soğutmak istemiyorum :D ) çeşitli broşürlerin konduğu, tamam fırlatılıp atıldığı da diyebiliriz bir raflar topluluğu var. Bugün arkadaşım G. 'nin tuvaletten çıkmasını beklerken oradaki broşürlere bakarken tarihi geçmiş olan ancak üzerinde dondurma resmi olan bir broşür gözüme çarptı. "Tarihi mi geçmiş? kimin umurunda! Üzerinde dondurma resmi var!" diyerek broşürü çantama attım. :D Nasılsa içimdeki Derya Baykal duruma bir el atar diye düşünüp kendisini eve getirdim. ( Ne çok iş yapmışım ama! :D ) Az önce çantamı boşaltırken de kendisi elime geçti ve oy birliğiyle ( ben ve içimdeki Derya Baykal tarafından yapılan oylama sonucunda :D ) kendisinin geri kalan hayatına kitap ayracı olarak devam etmesi kararını aldık.


Kendisini kitap ayracı haline getirdikten sonra kullanmaya başlamak üzere açılışını sosyal medya üzerinden yapmak için fotoğraf çekmeye karar verdik! ( sosyal medyakolik olmak olayın ayrı bir boyutu olabilir tamam kabul ediyorum :D ) Kitap ayracını fotoğraflamak için elime gelen ilk kitabın rastgele bir sayfasını fon olarak kullanmak amacıyla açtığımda karşıma "İstiyorum" başlıklı bu sayfa çıktı sayın seyirciler. Siz deyin "Sana kaderinin bir oyunu mu bu?" ben diyeyim "Subliminal mesaj"! Belki de obur olan ben değilimdir, kaderimdir ne dersiniz :D

Not: Bu postta sanal reklam uygulaması kullanılmamıştır! Hiçbir dondurmacı ile anlaşmamız yoktur :D ( Gece gece herkesin canını dondurma çektirdiğim için özür dilerim efendim :) )

11 Temmuz 2013 Perşembe

Ben bir IKEA bağımlısıyım #14

Bu bir IKEA'ya çemkirme, bir niye bizim de yok! deme postudur. Geçen gün o blog senin bu blog dolaşırken bir post gördüm ki... sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim ( ki üzülmem daha yerinde sanırım :D ). IKEA bir kitap çıkarmış. Adı da "Kliv in kliv ut" imiş. Kendisi isveççe " Dışarı adım içeri adım" demekmiş. ( vallahi ben google translate'in yalancısıyım :) Ki kendisi bence birazcık yalan söylüyor.) Tam da burada satılmaktaymış. ( Burada!)


Evet şimdi çemkirme kısmına geçiş yapabiliriz. Ingvar Amca, Ingvar Amca bizim niye yok? Biz niye bu güzide eserden mahrum kalıyoruz? Kitap anladığım kadarıyla bahçe dekorasyonu fikirleri içeriyormuş. Bahçemiz olmayabilir tamam kabul ediyorum, ama bu kitabımız olmaması için yeterli sebebi oluşturmuyor bence :D

Görsel: DoYouFancyThis.com

9 Aralık 2012 Pazar

Anne ben realist oldum

Dışarıda yağmur ötesi bir şey yağarken, bütün gün güneş görmemiş bir insan olarak ( En uzun gece 21 Aralık'ta mıydı? Bence yanılıyoruz :) ), yanı başımda tuvalet kağıdım ile size post yapmaya geldim. Evet, grip oldum tabi yoksa sürekli yanımda tuvalet kağıdıyla dolanan bir manyak falan değilim. Neyse, bugün size düşünce gücünden bahsetmek istiyorum. Aslında ben düşünce gücüne, pozitif düşüncenin etkisine inanan bir insandım. Bu konuda ne bir kitap okumuş ne de bir şey izlemişimdir yani öyle içten gelen bir his idi benimkisi. Geçtiğimiz günlerde " Secret " denen kitabı okudum. Kitaptaki bazı örneklerin abartılı gelmesine rağmen, önceden de böyle bir düşünceye sahip olduğum için inanmayı tercih ettim. G. ise bana " Saçmalama, yalan dolan onlar " içerikli düşüncelerini fazlasıyla empoze etmeye çalıştı. Ben de ona kendi düşüncelerimi söyleyip, savunmaya geçtim doğal olarak. Taa ki geçtiğimiz birkaç güne kadar. Kitabı benden sonra Annem de okudu. Evdeki durumu size özetlemem gerekirse kitabı okuduktan sonra suratında aptal gülümsemeyle dolaşan bir Raif, kitabı dilinden düşürmeyen bir adet Raif'in Annesi, kitabı biz de okuyacağız diyen Raif'in Babası ve Ablası. ( Ayrıca geçtiğimiz gün fark ettim ki blogta hiç Ablam'dan bahsetmemişim :) )


Ne diyordum, geçtiğimiz birkaç güne kadar. Biz, pozitif düşündükçe garip garip olaylar oldu ve iyi giden şeyler bile kötüye dönmeye başladılar. Mesela, Annem geçtiğimiz günlerde sokakta iki ayrı kavganın içinde kalmış. Geçen gün evdeki su borusundan durduk yere sular fışkırmaya başladı, patladı mı ne oldu bilmiyorum, onun öncesinde de çamaşır makinesi bozulmuştu. Tuvaletteki musluk kapandı ve bir daha açılmama kararı aldı. Az önce de banyo kapısının kolu bozuldu. Arada okulda, ben sevdiğim dediğim insanlara/hocalara gıcık olmaya başladım. Onu yaparım, bunu yaparım diye plan yapmıştım bu haftasonu için hasta oldum hepsi kaldı. ( Hasta olmasaydım da bugün dışarı çıkmak pek mümkün değildi gerçi :) ). E tabi bu kadar olayın üstüne insan içindeki " Haydi pozitif düşünelim " diyen hissi bir güzel pataklayası geliyor. Sonuç şudur ki kitabı okumadan önce var olan düşünce gücüne olan hislerimi de an itibariye kaybetmiş bulunmaktayım :) Belki de tesadüftür diye düşünen varsa eğer, öyleyse de fazla kötü bir tesadüf değil mi sizce de?

Postu bitirmeden not düşeyim, sevgili G'ciğim bu post senin yorumlarına kapalıdır. Ben demiştim içerikli mesajlarını SMS ile bildirmeni rica ediyorum. Kib. bye :)

2 Ağustos 2012 Perşembe

Fotoğrafta Pratik Kompozisyon

Maalesef ki extra maymun iştahlı bir insan olarak kitap okuma konusunda da sıkıntılar yaşıyorum. Beni kendisine bağlayacak, sürükleyecek kitap bulmakta güçlük çekiyorum. Film konusunda da aynı sıkıntım biraz var sanıyorum. Belli başlı sevdiğim bir tür veya konu olduğunu söyleyemem ancak şunu söyleyebilirim ki galiba filmlere kitaplara farklı anlamlar yükleyip onlardan farklı zevkler alan bir insanım. Çünkü genellikle bana tavsiye edilen filmleri, kitapları beğenmem. En az izlenen hatta garip denebilecek filmleriyse çok severim. Kitap konusunda da sanırım bu böyle. Sevdiğim bir kitabı bir günde bitirebildiğim gibi çok sevmezsem 2 senede anca bitebiliyor (hayır konusunu falan da unutmuyorum biraz fil hafızam var :) ) Hal böyle olunca hayatım boyunca hiçbir zaman çok kitap okuyabilen bir insan olamadım. Şu sıralar buna kendimi zorlamaya bir kitap okuma alışkanlığı edinmeye çalışıyorum. Bunun için kendime bulduğum çözümlerden birisi ilgi alanlarımla ilgili kitaplar okumak. Burada da devreye fotoğrafçılık ile ilgili kitaplar giriyor.

Şunu söylereyerek başlamak istiyorum ki ben fotoğraf konusunda kendimi hiçbir şekilde iyi, muhteşem, aman tanrım harikayım tarzı gören bir insan değilim. Ve kesinlikle bu konuda ahkam kesebilecek, şu doğrudur bu yanlıştır diyebilecek konumda da değilim. Yani birazdan okuyacaklarınız kendini geliştirmeye çalışan, daha yolun başında olan bir aceminin tavsiyeleri ve görüşleri olacak :)




Fotoğrafta Pratik Kompozisyon kitabı benim fotoğrafçılıkla ilgili okuduğum ikici kitap diyebilirim. İlkini çok sevmediğim için ondan bahsetmeyeceğim. Öncelikle bu kitap hakkında söylemek istediğim şey tam da benim aradığım kaynak olmasıdır. Cidden kitabı bir ders kitabı edasıyla önemli yerlerin altlarını fosforlu kalemle çizerek okudum. (Annem bu satırları okusa yine "Vize-finallerine bu şevkle çalışsan Ohhooo!" derdi sanıyorum :) )  




Kitapta tüm konular fotoğraflar üzerinden anlatılmış. Bu da uygulanacak, dikkat edilecek şeyin sonucunda ne ortaya çıkacağının anlaşılması açısından oldukça faydalı olmuş. Bence kitap gerçekten acemileri düşünülerek yazılmış çünkü herşey ince ayrıntılarıyla, anlaşılır bir şekilde ve basit sözcüklerle anlatılmış. Kitabın bir diğer beğendiğim yönü ise kenarlarda kısa kısa özlü söz misali notlara ve Photoshop uygulama bölümlerine yer verilmiş olması.

Kitabın şöyle bir özelliği de var ki ; kitabı okurken her bölümden sonra koşa koşa dışarı çıkıp okuduğum şeyleri uygulayasım geldi. (Sanırım böyle yapsam kitabı sonsuza kadar bitiremezdim :) )




Böyle bir kitabı anlatırken de kitabın dümdüz fotoğraflarını çekip koymaya gönlüm el vermedi ve birazcık eğlendim :)




Ben bir acemi olarak bu kitabı gönül rahatlığıyla diğer acemilere tavsiye edebilirim. Alınız, okuyunuz efendim :)