kedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Kütüphane gören masum Raif

Mezun olmasına çok az bir süre kalmış bir insan olarak, Üniversitemin kütüphanesindeki rafları keşfetmek, kütüphanede vakit geçirmek için oldukça geç kaldığımın farkındayım! Ama zararın neresinden dönersek kardır diyerek son günlerimi kendisiyle iyi geçinerek geçirmeye karar verdim :). Böylelikle iyi geçinirsek, mezun olsam da kendimi koşa koşa artık "eski" olacak üniversitemin kütüphanesinin kollarına atabilirim! :D

Bu olayın kafama dank etmesi tam olarak arkadaşım Rapunzeliçe'nin üniversite ile ilişiğini kesmek için ( çünkü arkadaşlarım benim gibi tembel değiller, mezun olmayı başarabiliyorlar :D ) kütüphaneye gitmek zorunda kalmamızla gerçekleşti! Ben gitmişken, daha önce görüp de kıymetini anlayamadığım sanat kitaplarının sıralandığı rafların oraya gittim ve gitmemle, çok yeni basım olan Türkçe fotoğrafçılık kitaplarını görmem bir oldu! #paramcebimdekalacakheyo ruh hali eşliğinde kendilerini alıp, 2 haftalığına eve getirdim.

Ancak kitabın bende durduğu 2 hafta finallerimle çakışıp, benim #ablasıevlenenküçükkardeş yoğunluğumla da birleşince kitapların kapaklarını açamadan geri iade etmek zorunda kaldım. Bu amaçla da geçtiğimiz perşembe günü kütüphanenin yolunu tuttum! Hala akıllanmamış bir insan olarak kütüphaneye gitmekteki amacım tamamen fotoğraf çekmekti! ( ben Raif itiraf ediyor sayfasına hoş geldiniz :D ) Kütüphanenin bomboş olmasının benden yana olduğunu görünce bu fikrimi daha çok sevdim :D.

Aldığım kitapları verdikten sonra yine kendimi tutamayarak fotoğrafçılık kitaplarının olduğu yöne doğru yöneldim ve...


... bu adı "Working Cats" olan, ancak acemilikten ne basım yılını ne de yerini not almayı akıl edemediğim, kitapla karşılaştım ve onu hemen raftan alıp, kendime bir masa bulup oturdum! ( masaya oturulmaz evladım! :D ) Hiçbir zaman düzenli ve sistemli biçimde kitap okumayı başaramamış ve kitap kurdu diye tanımlanan insanlara hep gıptayla bakan bir insan olarak bu kitabı içimdeki tüm aşkla bağrıma bastım efendim :D.

Kitabımız, tamamen iş yerlerinde hayatlarını sürdüren kedilerin, o iş yerlerinde çekilmiş fotoğraflarından ve yine o i şyerinde çalışan bir kişi tarafından kediler hakkında yazılan birkaç cümle yazıdan oluşuyordu. Yazıların sempatiklikleri bir yana kitaptaki fotoğraflar oldukça başarılıydı! O kadar hareketli canlıları nasıl o kadar kusursuz yerlerde konumlandırıp fotoğraflarını çektiklerini gerçekten merak ediyorum :).

Kitabın konusu kediler, içeriğinin de büyük bir çoğunluğu fotoğraflardan oluşunca, kitabı bir oturuşta bitirerek kendim için bir ilki gerçekleştirerek kütüphanede bir kitap bitirmiş oldum! :D ( İsviçreli iki bilim adamı bu yazıdaki görmemişlik derecesini ölçmeye çalışırken, çıkan sonuçlara inanamayarak intihar ettiler! :D ) Kitapta yazıdan çok fotoğraf olabilir, ama lütfen sevincimi mazur görünüz efendim, çünkü kendisi benim ilk oturuşta bitirebildiğim 2. kitaptır :D ( İlki "Simyacı" idi! ) ). Ayrıca kütüphanede #wireless olmasına rağmen kendimi kitaba verebilmiş olmam da kendi açımdan oldukça büyük bir başarı diye düşünüyorum :).

Ayrıca sessizlikten ve yalnızlıktan çok hoşlanan bir insan olarak, bundan sonra kütüphaneyi kendime kaçış noktası ilan edip, sık sık gitmeyi planlıyorum! Hatta utanmasam kendime kalan şu 2-3 haftalık süreç için "Üniversite'yi bitirmeden önce yapılması gerekenler listesi" hazırlayıp kütüphane ile ilgili maddeler koyacağım! :D

Not 1: Görmemişin kütüphanesi olmuş tutmuş blogda yazı yazmış! ( Üç maymunun birincisi smileysi :D )
Not 2: Fotoğrafların üzerine tıklayarak, hatta fotoğralı yeni sekmede açarak kocaman kocaman görüp, inceleyebilirsiniz efendim :D.

10 Aralık 2013 Salı

Ben bir IKEA bağımlısıyım #18

Bir IKEA bağımlısı olmamın haricinde bir kediseverölürbayılurgeberir bir insan olduğumdan, bu video'yu gördüğümden beri  blogdaki Ben bir IKEA bağımlısıyım bölümünde paylaşmayı düşünüyordum. "Bu kadar düşünülecek ne vardı evladım", " Bu çocuk da pek düşünceli(!) canım" derseniz de verecek cevabım yok, ama suçu balıkları bile kıskandıracak hafızama atabilirim :D Video'yu geçen gün bir arkadaşım facebook'ta paylaşınca tekrardan hatırladım, ama sonra yine unuttum :) Bir iki güm önce de Adamlar Yapıyor 'da görmemle beraber, tamam dedim bu sefer unutmayacağım :D



Bir IKEA bağımlısı olmamda günlük yaşantımın etkisini de bu post ile anlamış bulunuyoruz :D Her yerde karşıma çıkıyor, nereye baksam IKEA! 
( bir aşk mektubu yazmadığım kalmıştı artık o da oldu :D ).

Not: Video'nun kamera arkasını izlemek isterseniz Adamlar Yapıyor'un  BU  yazısını okumanızı tavsiye ederim :)

1 Kasım 2013 Cuma

Kedi İstemeye Devam Eden Evladın Dramı

Geçtiğimiz günlerden birinde ( yine mi unuttun be çocuğum? :D ) sınıftan arkadaşım L. bizi evine hem oturmaya hem de fotoğraf çekilmeye çağırdı. ( Böyle bir misyonum oluştu, evlere fotoğraf servisine giden Raif :D ) Belki L. o amaçla çağırmış olabilir ama hayır! benim tek bir gidiş amacım vardı o da kedisi Billy'i mıncıklamaktı...


... Başta her şey güzel başladı. Amacıma ulaşmıştım. Tam bir görmemiş modunda kediyi saatlerce kucağımda gezdirdim, mıncıkladım, sarıldım. Daha önce hiç bir kediyle bu denli içli dışlı olmamıştım. ( Kediyle içli dışlı olmak mı? :D ) Yazık hayvancığın da gıkı çıkmadı. Durumu gayet olağanmış gibi sakin ve olgun karşıladı :D.

Vee sonraa... Gün bitti.. Ayrılık çanları geldi çattı! Bu hüzünlü anı televizyonda yayınlasalardı eminim tüm Türk Halkı televizyona kitlenir, program reyting rekorları kırardı! Sonra ben eve döndüm ( Raif'in duygusallığı bu kadar oluyor galiba, bu ne ani bir odunlaşma! :D ). Ve tam bir Kedi İstemeye Devam Evladın yapması gerekeni yapıp sevgili Anneciğime fotoğrafları göstermeye başlayacaktım ki..

Hapşuuu! diye hapşurdum.. sonra tekrar hapşurdum... sonra bir daha... sonra.. 

O da ne? Yoksa? Olamazz! Kediye alerjim mi vardı? Tüm dünya bu konuyu tartışıyor!

Not 1: Öğrenmenin tek bir yolu varmış o da alerji testiymiş ancak ben o testi yaptıramayacak kadar üşengeç bir insanım :( 
Not 2: Tamam! Papyonum Billy'ye benden daha çok yakışmış olabilir. Ne var yani? :D

23 Temmuz 2013 Salı

Dikkat! Yoğun tatil içerir :)

İşte geldim, burdayııımm! 10 günlük, süresi kısa ancak etkisi büyük tatilimi geride bıraktım. "Taş mı taşıdın yavrum?" , "Gören de bir şey yapıyor sanacak alt tarafı okula gidiyorsunuz.." diyenlere inat tüm senenin yorgunluğunu üzerimden attım :) Dünyanın en zor mesleği anneliktir ancak bence ikincisi de öğrencilikk ( ...diyerek tüm çalışanların tepkisini üstüne çekeeer... :D ) Şaka yapıyordum diyerek durumu toparlayabilirim bence, ne dersiniz? :)


Yine konuyu saptırmamın eşiğinden döndük farkettiniz mi? Neyse, asıl konumuza dönecek olursak ki aslında bir konumuz bile yok size tatilden elim boş dönmeyerek fotoğraf kareleri getirdim. Biri gündüz biri gece olmak üzere de kolajladım, umarım beğenirsiniz :) Yukarıdaki fotoğraftaki güzelliklerden biraz bahsedecek olursam kuş evi ( benim deyimimle yuvası :D ) ve fesleğenlerin bulunduğu çiçek arabası kuzenimin çalışmaları, geri kalan her şey doğal, Allah vergisi :)


Bu kareler de kuzenimin çocuğu ( bu akrabalık düzeyine kısa bir isim bulunmalı bence :D ) ile güneşin batışını yakalamak amacıyla koşa koşa gittiğimiz ancak kendisine yetişemediğimiz bir zaman diliminde çekildiler. Aslında fotoğraflara bakınca iyi ki kaçırmışız diye düşünmedim değil :)

Bir tatil daha böyle geçti, darısı diğer tatillerin ve tüm tatil yapmak isteyenlerin başına...

1 Kasım 2012 Perşembe

Yine mi bamya?

Kedi istemeye devam eden evladın başka bir macerasıyla karşınızdayız efendim. Evet yine kedi :) Biz bir apartmanın 4. katında oturuyoruz. Benim odamın penceresi de apartmanımızın girişine bakıyor. Bu giriş diye bahsedilen kısım büyük sayılabilecek boyutta betondan , arabaların park edildiği bir boşluk mu denir ne denirse ondan :) Apartmanımız hayvan-sever bir apartman. Aşağıdaki kedilere bol bol mama verilir, beslenir. Tarafımdan da bol bol ellenir, sevilir.


Yukarıda görünen arkadaş da apartmanımızın önünde takılan kedilerden bir tanesi. Sanırım birisi yukarıdan bir şeyler atmış ve karnını doyurmuş olacak ki, kendisi camda insan görür görmez gözlerini yukarı dikip kuyruk sallamaya başlıyor. Bana da bu anı fotoğraflamak kalıyor tabi :)

8 Ekim 2012 Pazartesi

Canon Görsel Akademi



Bir buçuk sene kadar önce Canan'cığımı aldığımda kuruyu heyecanla açarken içinden bu kart da çıkmıştı. Ne olduğunu anlamamıştım ilk başta ama sonradan araştırdım ve Canon Görsel Akademi'den haberdar oldum. Tabiki haberdar olmam hayatımda bir değişikliğe imza atmadı değil. Öğrendiğimden sonraki her ay " Bu ay mı gitsem acaba", "Şimdi vizeler var olmaz", Yaz bir geçsin sonra bakarız" gibi bahaneler üretmek suretiyle 1.5 sene kadar ertelemiş olmamı elbette ki üşengeçliğime bağlayabiliriz. Üşengeçliğime bağlayabileceğimiz bir diğer şey de bu eğitime 5-12 Eylül tarihlerinde gidip de şimdi yazıyor olmam. ( Bu klasik blogger davranışı da olabilir, burda suç benim olmayadabilir yani :D )


Neyse efendim, 5-12 Eylül'de gitmek üzere kaydımı internetten yaptırdım. İzmir'de bu eğitim Karanlık Oda 'da verilmekteymiş. 5 Eylül'de erken gitme isteğiyle yarım saat önceden Alsancak'a gitmeme rağmen , binayı bulamamam sonucu ( aslında yanlış yerde aramam :) ) sonucu tam saatinde orada oldum. Ter içinde içeri girerken, kapıdan merhaba diyen hoca, eğitmen ne denirse artık kişiliğe bir cevap vermeden yürüdüm. ( Sonradan kendime OHA! dedim ama :) ) Neyse, ders teorik bilgilerle birlikte başladı...


Yeni makine alan veya çok önceden alıp da benim gibi üşengeçlikten gitmeyenlere tavsiyem ellerini çabuk tutmaları. Bu eğitim temel teorik bilgileri kapsıyor ve sonrasında da makinelerinizi elinize alıp makinenin özelliklerini, hangi tuşla neler yapıldığını, hangi modlarda çekim yapmanız gerektiğini öğreniyorsunuz. Ben önceden EFOT'a da katılmış oldığum için teorik bilgi kısmında biraz sıkıldım. Diğer kısımda ise bilmediğim şeyler öğrendim. İşte bu sebeplerden dolayı makinenizi alır almaz koşun gidin herşeyi orada öğrenin :)


Bir fotoğrafsever ve kedisever olarak Karanlık Oda'da en çok hoşuma giden yukarıda görünen arkadaş olabilir :) İsmi Leica olmakla beraber kendisi hocamız Erdem Donuktan'ın kedisi oluyor. ( Sosyal medya'da yaptığım yoğun araştırmalar sonucu öyle olduğu kanısına vardım :D )

 İşte böyle yani postu bitirecek sözcükleri bulmaya çok uğraştım ama başarılı olamadım. O sözcükler bunlar olsun hadi :)

7 Ağustos 2012 Salı

Kedi İstemeye Devam Eden Evlat

Geçtiğimiz cumartesi günü arkadaşım F. ile onun evine doğru yürürken birden bağrışmaya başladık :) Sebebi yolda gördüğümüz miniklerdi. İlk başta tatlılıkları karşısında mest olurken, sonradan aklımıza fotoğraflarını çekmek geldi (o derece kendimizden geçmişiz yani :) ) Tabi ki zıpırıkları çekmek oldukça zordu , bir oraya bir buraya koşuşturduk, makinenin çekim hızını artırmak sonradan aklıma geldi falan derken bir kaç kare yakalamayı başardık.






İçerinden en çok anlaştığım ise buydu. Bence bir şekilde bizim onu fotoğrafladığımızı hissetti ve direk bir fotomodel edasıyla poz vermeye başladı. En sevdiğim fotoğrafı da buydu kendisinin.




Ah bu salak şeyi aldığım gibi eve götüresim geldi ama ne mümkün. ( ne mümkün? ) Daha sonra anneme bunu söyleyince aldığım tepki "İyi yapmışsın beraber kapının önünde takılırdınız artık" oldu :) Yani hala yalnızca kedi istemeye devam eden evlat olarak hayatımı sürdürmekteyim.

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Kedi İsteyen Evladın Titiz Anneyle İmtihanı

Ne zaman evden birşey almak veya biryere gitmek için dışarı çıksam sevecek, oyun oynayacak minik bir dostla karşılaşırım. Evet kedilerden bahsediyorum. Tam anlamıyla bir kedi aşığıyım diyebilirim. En çok istediğim şeylerden birisi de evimde bir kedi beslemektir. Heyhat! İşte kader burada ağlarını örüyor ultra titiz anneciğim yüzünden bu isteğim yalnızca bir gelecek planı olarak kalıyor. Ahh! Annemin eve kedi sokmamak uğruna uydurduğu bahaneleri yazsam eminim siz de hayattan bezerdiniz. O yüzden artık bu konuyu açmıyorum bile :)

Ben de bu hevesimi sokaktaki, daha çok evimizin önündeki ve yanındaki parktaki kediciklerle oynayarak alıyorum. Her gittiğim farklı yerde, markette, cafede hatta tatilde bile bir tane kedicik illa gelir beni bulur :) Hal böyle olunca herşeyi fotoğraflama hastalığım bu konuda da devreye giriyor ve sizi şimdi de kedi fotoğraflarına boğuyorum.


Veee bu da yıllarca beni kedi sevmiyorum diye kandıran annemin kucağında kediyle çekilmiş fotoğrafları... Bu önemli fotoğrafları yakalayan paparazzi ruhlu babacığıma burdan teşekkürlerimi iletiyorum.


Kendisi aslında kedileri en az benim kadar seviyor. Hatta artık evin çevresindeki kedileri beraber besliyoruz, evin çevresinde yavrulayan kedileri görünce heyecanla yanıma gelip haydi makinanı al kedileri çek diyor. Ama hala evde istemiyor o konuda değişen birşey maalesef yok :)