etkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
etkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2015 Perşembe

1 Etkinlik, 1 Film, 1 Sergi

Çok uzun süredir bloga yazı yazma takıntılarım konusunda düşünüyorum :D. Burası her ne kadar benim de olsa da, canım ne isterse yapmamam için hiçbir sebep olmasa da, #fazlamükemmelliyetçilik çoğu zaman peşimi bırakmadığı için, ne yazsam yada nasıl yazsam karar veremiyorum. Şimdi okuyacağınız yazı da tam böyle bir sürecin sonucu olarak doğdu diyebilirim efendim :). "Tek tek mi yazsam?", "Ama bunun hakkında anlatacak çok fazla şeyim yok sanki?" gibi düşüncelerimin sonucunda, son 1 ayda içerisinde bulunduğum 3 etkinliği hep beraber bu yazıda toplamaya karar verdim. :)

                           
1 Etkinlik:  İzmir'de yeni sayılabilecek bir oluşum var. İsmi de #gnnbloggünleri. Gnn Offices bloggerlar için son 1 yıldır bazı etkinlikler düzenliyorlar. Bunları bazıları da herkese açık. Ben de bu kapsamda Papiroom ile yaptıkları işbirlikleri sonucu düzenledikleri, uzun zamandır ilgimi çeken SEO eğitimine katıldım. 2 saatlik eğitimle olayı tamamen kavramak her ne kadar mümkün olmasa da, en azından kendi blogumda uygulayabileceğim pek çok pratik fikirle oradan ayrıldım :)

1 Film: İki önceki yazımda arkadaşım B. ile yetişmeye çalıştığımız etkinlik tam olarak buydu efendim :) Kıl payı da olsa yetişebildik ve hemen kendimize birer sandalye bulup filmimizi izlemeye başladık. 

İzmir'de bu sene 23 Haziran - 10 Eylül tarihleri arasından düzenlenen açık hava sineması gösterimlerinden birisine katıldık. Filmlerin listesini gördüğümüz andan itibaren, tüm Miyazaki hayranlığımızı da yanımıza alarak " Ponyo "'yu izlemek için resmen gün saydık. En sonunda o gün geldi çattı, hem hayatımızda ilk kez açık hava sineması keyfini yaşadık, hem de filmin #aşırısempatikyemelik durumu karşısında oldukça garip tepkilerle filmimizi izleyip, güzel bir akşam geçirdik :).

1 Sergi: Arkadaşım L. ile birlikte, "Sıcakta evde oturmaya son!" kampanyamız(!) doğrultusunda bir gün öylesine vakit öldürmek için buluşmuşken yolda gördüğümüz afiş ile birlikte kendimizi fuarda Selçuk Demirel'in "İnsanoğlu Kuş Misali" sergisinde bulduk. Hem bir sergi gezmiş olduk, hem de yeni bir sanatçıyla da bu sergi vesilesiyle tanışmış olduk :).

Bu yazı da böylece yazılmış oldu :). Hatta sandığımdan biraz daha kolay yazılmış bile olabilir! Kolay mı? E tabi baştaki düşünce sürecini saymazsak neden olmasın :)

5 Ekim 2013 Cumartesi

Bu sefer oldu galiba

Yeni yaşıma girerken aldığım kararlardan birisi ;  aman da " İzmir'de hiç etkinlik olmuyor ", efendime söyleyeyim " Yapacak bir şey bulamıyorum ben! " diye söylenmeyi bırakıp , İzmir'de gerçekleşen ne kadar etkinlik varsa katılmaktı. Normal şartlardaki bir Raif zaten hep kararlar alır ancak uygulayamaz. Ama nedense bu sefer öyle olmadı. İyi ki de olmamış :)

"Modern Times" adlı Charlie Chaplin filminin bir kısmını bir derste "Fordizm" konusunu işlerken izlemiştik. O zamandan beri hep filmin geri kalan kısmını da izlemek istiyordum. Hep böyle istemelerimden oluşan ve hiç bitmeyen bir izlemek istediğim filmler listesi var ki... bir gün biteceğini umarak izlememeye devam ediyorum :)

Bir gün otobüste giderken ki kendisi 1 Ekim günü oluyor, yandaki afişi görünce ve aldığım kararlar da aklıma gelince kendime " Hey Raif! Evet eveet seen. Bu filme gitmelisin dostum! " gibi amerikanvari sözler edip kendimi ikna etmeye çalıştım, başardım da. Ama sonra hafızası balıkları kıskandıran bir insan olduğum için ben filmi de gününü de unuttum. Sonra 2 Ekim akşamı saat 6 sularından cep telefonumdaki fotoğrafları karıştırırken yandaki fotoğrafı gördüm ve filmin o akşam olduğunu fark ettim ve umutsuzluğa kapılmak üzereydim ve ne yapacağımı şaşırmıştım ve çok heyecanlanmıştım ve gitmek istiyordum... Neyse :) sonunda gitmeye karar verdim. Yalnız beynimi kurcalayan bir soru vardı ki o da " Tek başına mı gideceksin Raif? " idi. Sorunun yanıtını öğrenmemiz için beraber gitme potansiyelim olabilecek herkese mesaj atmam gerekiyordu ki attım da. "Sonuç ne evladım!" , "Ay ne oldu acaba devamında" , "En heyecanlı yerinde saçmaladın be sen de çocuğum" derseniz de sonuç yoktu. Beraber gidecek kimseyi bulamadım :D. İşte kararların uygulanıp uygulanamayacağının ortaya çıkması da tam da bu ana bağlıydı. Bir plan yapmıştım ve bunu gidecek kimse yok diye bozamazdım. Evdekilerin garip bakışları eşliğinde giyinmeye başladım. Annem ruh sağlığım hakkında epey sorgulayıcı gözlerle bakmaya devam ederken ben çoktan giyinmiş ve çıkmaya hazırdım :D.


Evet, o filme gittim :) Hem de ilk defa tek başıma sinemaya gittim. Hem de ilk kez aldığım bir kararı uygulamayı başarmış oldum. Hem de ilk kez diye devam edeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz :D. Bolca kahkaha attım, hem de kararlarımı gerçekleştirmeye başlamış olmaktan dolayı mutluluk duydum. ( Ayrıca bir filme bu kadar anlam yüklediğim için ruh hastası olduğumu düşünmediğinizi umdum :D ) Darısı aldığım diğer kararların başına :).

Bu postu da benim gibi harekete geçmek için bir şeyler bekleyenler varsa diye yazdım. O beklediğiniz şey bu yazı olsun, haydi siz de kalkın ve yapmak istediklerinizi gerçekleştirmeye çalışın :)

15 Ağustos 2013 Perşembe

Orda bir deniz bisikleti var uzakta

Sevgili Baykuş'un Notları ( için 1'i tuşlayınız. ) bir etkinlik başlatmış. ( Etkinlik için de 2'yi tuşlayınız :) ) Etkinliğin konusu oldukça güzel ve eğlenceli. (bkz. Yaz Fotoğrafı) Çektiği bir fotoğraf ile herkesin katılımına açık.

Bir Ot Çöp Photographer olarak ben de katılmadan edemedim. Fotoğrafların arasında gidip gelip, o mu olsun bu mu diye diye en son G. ile aşağıdaki fotoğrafa karar verdik :).


Siz de yukarıdan 2'yi tuşlayarak detayları öğrenebilir ve etkinliğe katılabilirsiniz. Katılmasanız da beğendiğiniz fotoğrafa oy verebilirsiniz :)

28 Aralık 2012 Cuma

Ayak(kabı) var dediler geldik

Ayak fetişistliği ile suçlandığım bir dünyada, Fiyuvfit'in bu etkinliğini görüp de katılmamamı (bu kelimeyi yazarken biraz fazlaca zorlandığımı itiraf etmek istiyorum ) kimse beklemiyordur herhalde. Aşağıda gördüğünüz birkaç(!) ayak Blog'uma daha önce konuk olmuş olmakla beraber, aralarında yenileri de mevcuttur efendim :) 


Ayrıca şimdi farkettim ki 4 mevsimden de ayaklar varmış. Vay be derken tüm ayaklarım ( hayatım olması lazımdı bunun değil mi ) film şeridi gözlerimin önünden geçiiiiiiip gitti :).