deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2013 Pazartesi

Photo Diary #16

" Nerede ayol bu çocuk? " , " Raiiiff.. Raaaaiiiffff " , " Nereye gitti yine bu? " diye düşünmeye son! Raif olan biteni anlatmak için burada :) ( "50 değil 40 değil tamı tamına 30.. ottuuzz kuponaa" diye de devam edebilirmişim aslında :) ).  Eğer öyle düşünceleriniz yoktu ise de bunu çaktırmayıp, " Aman şimdi çocuğa ayıp olmasın " diyerek varmış gibi davranabilirsiniz, söz hiç anlamamış gibi yapacağım :D


Teyzem arayıp çağırınca, ah tabii ki kırmadım koşa koşa yanına yazlığa gittim. Sezonu da böylelikle kapamış oldum. Hatta bir süreliğine son tatilim olabileceği yönünde deriiiiin düşüncelere kapıldım. ( bu sene mezun olacak olan düşünmekten kafayı yemiş tatilden yeni dönmüş garip bakışlı smiley ) :D

Postumuzun anlam ve önemine dayanarak bu sanatsal(!) kareleri açıklayacak olursam ki kendilerinin içinde açıklaması olan tek bir fotoğraf var, ( aslında 2 imiş :) ) 10 dakika boyunca ( oooowww! ) bisiklet sürüp yorgunluktan öldüm ve kaç gün de yorgunluğu üzerimden atamadım. Tabii ki bisiklet sürmeye 10 dakika dayanabilmiş olmam 30 dakika boyunca bisikleti fotoğraflamak için yer aramama ve tekrar tekrar fotoğraf çekip kusursuz kareyi aramama engel olamadı, görev başarıyla tamamlandı :D Geri kalanı tatil fotoğraflarının olmazsa olmazı deniz, kum, güneş, çiçek, perde ( perde mi? :D ), ayak...

Not 1: Yine bir postun daha sonuna geldik ama ben o sonun geldiğini söyleyecek kelimeleri bulup yazamadım :D
Not 2: Gelecek postlarla sık sık karşınızda olacağımı umar, iyi akşamlar dilerim efendim. ( İçimde yaşayan televizyon sunucusuna selam olsun :D )

15 Ağustos 2013 Perşembe

Orda bir deniz bisikleti var uzakta

Sevgili Baykuş'un Notları ( için 1'i tuşlayınız. ) bir etkinlik başlatmış. ( Etkinlik için de 2'yi tuşlayınız :) ) Etkinliğin konusu oldukça güzel ve eğlenceli. (bkz. Yaz Fotoğrafı) Çektiği bir fotoğraf ile herkesin katılımına açık.

Bir Ot Çöp Photographer olarak ben de katılmadan edemedim. Fotoğrafların arasında gidip gelip, o mu olsun bu mu diye diye en son G. ile aşağıdaki fotoğrafa karar verdik :).


Siz de yukarıdan 2'yi tuşlayarak detayları öğrenebilir ve etkinliğe katılabilirsiniz. Katılmasanız da beğendiğiniz fotoğrafa oy verebilirsiniz :)

14 Ağustos 2013 Çarşamba

Photo Diary #15

Tatildeyken evini, evindeyken tatili özleyen dengesiz Raif'ten herkese kocaman bir merhaba :) İnsanoğlu'na yaranılmaz arkadaş (burada insanoğlu ben oluyorum ama lütfen bana yalnız olmadığımı söyleyin :D ) ve yoğun tatil içerikli bir Photo Diary ile karşınızdayım... Fotoğraflarımız temmuzda gidip, gelmiş olduğum ( ühüüü :'( ) tatilde çekilmiş olup sonra itinayla(!) unutulmuşlar :).


Fotoğrafları tek tek açıklamak isterdim ama.. ama ama hepsi birbirinden anlamlı içeriği olan, bu yoğun sanatsal(!) fotoğrafları tarif edebilecek söz bulamıyorum, kelimelerim kifayetsiz kalıyor(!). ( Yoğunluk ayaklardan mı kaynaklanıyor acaba? :D )

Ancak şunu söyleyebilirim ki, bir çoğu denizde veya herhangi bir yerde kimse bana dik dik bakmıyorken yada evde yalnızken çekildiler. ( Blogger'lara iyi davranın onlar iyi insanlar! "Neyi çekiyor ki bu çocuk şimdi?" , "Aaa deli midir nedir ayaklarını çekiyor bu çocuk ayol!", " Geçen bilmem kimin oğlunu gördüm blogger mı ne bir şey olmuş, otun çöpün fotoğraf çekiyor yollarda kız!" demeyin, anlamaya çalışın :) )

Not 1: Bence şuan ne kadar işsiz olduğumu postu okuyunca anladınız?! Haydi itiraf edin :)
Not 2: Staj yapan, çalışan tüm yaşıtlarımdan... Ah! Hepsini çok seviyorum canlarım :)
Not 3: Ayrıca yukarıdaki iki kareyle ilgili ayrı minik birer yazı gelebilir. Sebebi ise tamamen Not 1. :D

23 Temmuz 2013 Salı

Dikkat! Yoğun tatil içerir :)

İşte geldim, burdayııımm! 10 günlük, süresi kısa ancak etkisi büyük tatilimi geride bıraktım. "Taş mı taşıdın yavrum?" , "Gören de bir şey yapıyor sanacak alt tarafı okula gidiyorsunuz.." diyenlere inat tüm senenin yorgunluğunu üzerimden attım :) Dünyanın en zor mesleği anneliktir ancak bence ikincisi de öğrencilikk ( ...diyerek tüm çalışanların tepkisini üstüne çekeeer... :D ) Şaka yapıyordum diyerek durumu toparlayabilirim bence, ne dersiniz? :)


Yine konuyu saptırmamın eşiğinden döndük farkettiniz mi? Neyse, asıl konumuza dönecek olursak ki aslında bir konumuz bile yok size tatilden elim boş dönmeyerek fotoğraf kareleri getirdim. Biri gündüz biri gece olmak üzere de kolajladım, umarım beğenirsiniz :) Yukarıdaki fotoğraftaki güzelliklerden biraz bahsedecek olursam kuş evi ( benim deyimimle yuvası :D ) ve fesleğenlerin bulunduğu çiçek arabası kuzenimin çalışmaları, geri kalan her şey doğal, Allah vergisi :)


Bu kareler de kuzenimin çocuğu ( bu akrabalık düzeyine kısa bir isim bulunmalı bence :D ) ile güneşin batışını yakalamak amacıyla koşa koşa gittiğimiz ancak kendisine yetişemediğimiz bir zaman diliminde çekildiler. Aslında fotoğraflara bakınca iyi ki kaçırmışız diye düşünmedim değil :)

Bir tatil daha böyle geçti, darısı diğer tatillerin ve tüm tatil yapmak isteyenlerin başına...

28 Haziran 2013 Cuma

Photo Diary #14

Az sonra görecek olduğunuz fotoğraflar yoğun üşengeçlik içermektedir. Lütfen hazır olunuz! Kendileri taaaa 28 Mayıs tarihinden kalmalar. Biraz daha paylaşmasaydım neredeyse "Vintage bunlar yahu!" diyebilecekmişiz :D...


... Peki ne olmuş o gün ( balık hafızalı Raif İzmir'den bildiriyor, olanların bir çoğunu tabi ki hatırlamıyor :) ) Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu fotoğrafları siyah beyaz yapmaya kıyamadım! Bu sıralar bende epey değişiklik var, ilk defa renkli bir photo diary ile karşınızdayım sayın seyirciler :D ( bu acemi televizyon sunucusundan hallice söylemlerinden dolayı benden soğumuyorsunuz değil mi? :) ) Finallerin bitmesinin ardından hemen ertesi günü denize gitmeye karar verdik. Önce İzban ile " The train goes towards Cumaovası direction" a gittik. Oradan otobüsle Özdere'ye geçecektik ki otobüse daha 55 dakika olduğunu öğrendik. Bir kaldırımın köşesine oturup " E bekleyelim artık yapacak bir şey yok" dedik. Bekleme süresince otobüs bekleyen tek genç grubu biz olduğumuz için altın günü modunda bir sohbetin içinde kaldık ama bir o kadar da eğlendik :) Ayrıca beklerken güneş o kadar yakıcıydı ki otobüs durağında güneş kremlerimizi çıkarıp bir güzel kremlendik.  Sonra otobüs geldi, birazcık(!) süren yolculuğun ardından Özdere'ye ulaştık. Sonrası Facebook'ta paylaşan herkese ateş püskürdüğüm denizkumgüneşohyeah! ve bol bol ayak :) ( Şimdi burası blog ama yani burada paylaşılır bence sakıncası yok değil mi? Tamam tükürdüğümü hemen yalamış da olabilirim ki ilk defa yaptığım bir şey değil :) Neyse, konumuz bu değil diyerek kaçıp canımı kurtarmak istiyorum. ) 28 Mayıs sanırım denize gitmek için biraz erken bir tarih olacak ki kumsalda kimsecikler yoktu biz de bu sayede "Aman Tanrım! ne kadar da zenginiz kumsalı kapattık." tarzı geyikler yaptık. Ve, bir iskele vardı oraya gidip biraz da orada durmayı düşünmüştük ama bir siteye ait olduğu iddiası ile kovulduk :D Ama güvenlik bize acımış olacak ki bir süre durmamıza izin verdiler. Bu sayede ben de iskelenin altını fotoğraflamak aşkıyla telefonla denize girip, telefonu elimden düşürmemek için boğulmanın eşiğinden dönebildim. ( Yükselen dalgalara selam olsun :D )

Bir 28 Mayıs da böyle geçip gitmiş. ( Sanki her 28 Mayıs'ı anlatırmışım gibi oldu bu cümle de sanki :)) Ben hafızamı zorlayıp yazarken çok eğlendim umarım siz de okurken sıkılmazsınız. Ve son olarak tüm TATİİİLL! diye yakınıp gidemeyenlerden özür diliyorum umarım en kısa zamanda hepimiz istediğimiz tatili yaparız :)

25 Haziran 2013 Salı

Acımasız gerçekler #2

Gün geçmiyor ki Facebook ana sayfamda bir kişi daha "denizkumgüneşohyeah!" içerikli fotoğraf paylaşmasın. ( Paylaşmasın yaa! niye böyle yapıyonuz olum ya valla ben çok üzülüyom bak :D ) Bir de mezuniyet fotoğrafları paylaşanlar var ki... size de bir ayrı gıcık olduğumu şuan şu saniye itiraf ediyorum!  İnsanın yaşıtlarının mezun olup da kendisi hazırlık okuduğu için önünde daha koskocaaa 1 senesi ( umuyoruz o kadarla kalır :D ) olması ne zormuş. Hayır 2-3 yıl sonra düğün fotoğraflarınızı paylaşmaya başlayacaksınız diye korkuyorum ben asıl! O zaman ne yapacağız, nerelere gideceğiizz?!


Eveeet! Tüm nefretimi kustuğuma göre madalyonun öbür yüzü olan bizim saftaki durumu size göstermenin zamanı geldi. Gerek mezuniyet gerek "biyç partiğ" olsun parti parti gezen sayın arkadaşlarıııım! ( Burasını adeta bir siyasetçi söylemi ile okuyunuz :) )  Biz de en yakın arkadaşlarım vantilatör, ders notları ve sezon trendlerine son derece uygun oldukça stylish(!) çizgili kurşun kalemim ile evde kopuyoruuuzz! Buyurmaz mısınız?

Kendime not: İngilizce'de büyük harflerde nokta yok aslında biliyorsun değil mi :D

28 Nisan 2013 Pazar

Hayat ne tuhaf vapurlar filan

Hayat ne tuhaf değil mi sayın seyirciler? Dün tüm gün gezdim eğlendim, deniz havası aldım, fotoğraf çektim, üşengeç olmadığıma karar verdim (yada benden daha üşengeç olan arkadaşlara da sahip olabilirim orası tartışılır :D ), dondurma yiyemedim gerçi ama ( zayıflamışsın diyenler hepinizi çok seviyorum biliyorsunuz değil mi :D ) , güzel bir gün geçirdim. Peki yarın? Tatil bitti, ders mi o da ne? Göz açıp kapayıncaya kadar finaller gelecek, "Hava da ne güzel ama!", "Denize girmek istiyorum ben!" diye söylendim bir süreç başlayacak. Neyse ki yaz tatiline az kaldı diyerek kendimizi avutabiliriz. Ama bir başka avunma noktası olarak da bu postu yapmaya karar verdim :D


Dün yine bir önceki posttaki güzergahı bu defa sayısı epey değişken bir arkadaş grubuyla izledim. Şaşırılacak şey ki hiç yorulmadım, aksine ben daha gezer/yürürdüm de can sağlığım arkadaşlarım tarafından tehlike altına alındığı için mümkün olamadı :D En son o kadar yorulmuşlardı ki deniz kenarında oturduğumuz yerden 2-3 saat kalkmadık, kovulma ihtimalimiz olmasaydı onu da yapmayabilirdik :) O uzuuun süreçte boş boş otururken, aaa! gif yaparım ben bunları diyerek ardarda fotoğraf çekerek, arkadaşlarıma hayatı sorgulattım :D . İyi gelmez mi hiç deniz havası? diyerek de size deniz havası getirdim :)



30 Temmuz 2012 Pazartesi

Sonbahar Gelsin İstiyorum

Evet.. Sonbahar gelsin istiyorum. Her ne kadar kışın arada soğuklardan yakınsam da hiçbir zaman yaz insanı olamadım. En sevdiğim hava hep bir hırkayla dışarı çıkılabilen serinlikteki havalar olmuştur. Arkadaşlarınızla bir cafe'de otururken hafif yağmur da çiselerse tadından yenmez. Bu sonbahar özlemim cuma akşamüzeri Kordon'da çektiğim fotoğrafları düzenlerken peşimi bırakmamış olacak ki sonuçlar aşağıdaki gibi oldu.