tatil aktiviteleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil aktiviteleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Temmuz 2013 Salı

Dikkat! Yoğun tatil içerir :)

İşte geldim, burdayııımm! 10 günlük, süresi kısa ancak etkisi büyük tatilimi geride bıraktım. "Taş mı taşıdın yavrum?" , "Gören de bir şey yapıyor sanacak alt tarafı okula gidiyorsunuz.." diyenlere inat tüm senenin yorgunluğunu üzerimden attım :) Dünyanın en zor mesleği anneliktir ancak bence ikincisi de öğrencilikk ( ...diyerek tüm çalışanların tepkisini üstüne çekeeer... :D ) Şaka yapıyordum diyerek durumu toparlayabilirim bence, ne dersiniz? :)


Yine konuyu saptırmamın eşiğinden döndük farkettiniz mi? Neyse, asıl konumuza dönecek olursak ki aslında bir konumuz bile yok size tatilden elim boş dönmeyerek fotoğraf kareleri getirdim. Biri gündüz biri gece olmak üzere de kolajladım, umarım beğenirsiniz :) Yukarıdaki fotoğraftaki güzelliklerden biraz bahsedecek olursam kuş evi ( benim deyimimle yuvası :D ) ve fesleğenlerin bulunduğu çiçek arabası kuzenimin çalışmaları, geri kalan her şey doğal, Allah vergisi :)


Bu kareler de kuzenimin çocuğu ( bu akrabalık düzeyine kısa bir isim bulunmalı bence :D ) ile güneşin batışını yakalamak amacıyla koşa koşa gittiğimiz ancak kendisine yetişemediğimiz bir zaman diliminde çekildiler. Aslında fotoğraflara bakınca iyi ki kaçırmışız diye düşünmedim değil :)

Bir tatil daha böyle geçti, darısı diğer tatillerin ve tüm tatil yapmak isteyenlerin başına...

9 Temmuz 2013 Salı

Neden Mario ha neden?

Dikkat dikkat! Birazdan yazacak olduklarımı , kalp veya sinir hastaları, kısıtlı vakti olanlar, sevgilisine kızgın olanlar... bence okumayın :) İlla okuyacağım derseniz benden günah gitti. Başlıyorum :)

Bu aralar kendime yeni bir uğraş buldum. ( Böyle deyince de sanki yeni bir hobi vs. bulmuşum gibi oldu tam olarak öyle değil :) ) Bloglardan sonra şimdi de Vloglara taktım. Youtube'da o kanal senin bu kanal benim gezip, hem vakit geçiriyorum hem de ingilizce konusunda kendimi zorlamış oluyorum. ( Faydalı da bir aktivite yani aynı zamanda :D ) Neyse çok uzattım, bir vloggerdan ( ki kendisi Shane Dawson ) bir kaç oyunu oynamasını rica etmişler. Kendisi oynama anında video çekmiş. Ben de sanki benden rica edilmiş gibi davranıp bu oyunları oynadım.


İlk oyunumuzun adı "Unfair Mario". O nasıl bir oyundur ya. Yapanlar sinirleri alınmış insanlar mı? Böyle oyun mu olur yahu. Yürüyorsunuz kafanıza bir şey düşüyor o olmazsa yer göçüyor o olmazda dikenler çıkıyor vs. Bir de yanıltıcı uyarıları var ki sormayın! Akıl ve ruh sağlınız açısından bence bu oyunu evde denemeyiniz :D

"Aaaa! olur ama merak ettik!" diyenler buraya tıklayıp oynayabilirler :)


Bir diğer oyunumuz ise "Cat Mario". Bizim kırk yıllık Mario amca kedi olmuş. Olmaz olsaymış! Bu oyun da aynen Unfair Mario gibi ama biraz daha hafifletilmişi gibi... diye düşünmüştüm başta ama bu daha da acımasız. Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi sıkışıp kalabilip ölemeyebiliyorsunuz bile :D

Bu oyunu oynayıp deliye dönmek için de buraya tıklayabilirsiniz.


Not 1: Size eğlence buldum demeyi çok isterdim ama... sinir hastası olursanız şimdiden özür dilerim :)
Not 2: Bu oyunları sakince oynayabilen olursa kendisinin heykelini #gelecektekievim'in önünde dikmek istiyorum :D

5 Temmuz 2013 Cuma

Raif Yayılmacıgiller

5 hafta süren final haftasından kurtulmamın ardından içimde bir üniversite sınavından kurtulmuş insan boşluğu oluşmadı değil. Bir kaç gün " Ders mi çalışmam lazımdı?", " Yarın var mıydı final ya? " konulu düşünceler beynimi yarattığı gerginlik de beni bırakmadı. Sonra da bir bıraktı, bırakış o bırakış. Bir boşum bir boşum ki sormayın sayın seyirciler...


... günlerim yayıl televizyon izle yayıl kitap oku yayıl yemek ye sonra yine yayıl internetten başını kaldırma daha sonra daha çok yayıl subway surfer rekorunu kırmaya çabala daha da yayıl şeklinde geçip gidiyor. Çok önemli uğraşlarım var anlayacağınız :). 

İnsanoğlu ne nankör! ( Yada ben nankörüm :D o da olabilir. ) Tatil olmayınca "Aman da tatil olsun", "Off yeter yaa bıktım tatil istiyorum!" diye söylenip tatilde de sıkılıyoruz. Aslında sıkılmıyor da olabilirim şuan düşününce hiç emin olamadım :) Neyse, bu postun gidişatı hepimizin ruh ve beyin sağlığı açısından hiç iyi değil.

Not 1: Öyle bir uğramıştım zaten ben yani mühim bir şey yok :)
Not 2: Not 1 yalnız kalmasın diye yazdım, bu maddenin de hiçbir amacı yok :D

22 Şubat 2013 Cuma

İnsanlar da kış uykusuna yatıyor mu acaba?

"Bomboşluktan ölecek" hastalığına yakalanmış olabilirim. Bütün tatilim bomboş geçti. Cidden boş ama, geçen 5-6 haftayı düşündüğümde elle tutulacak bir tane bile bir şey yapmamış olabilirim. Sanki kış uykusuna yatıp da bugün uyanmış gibiyim. Yıllarca okulu sevmiyorum, yaşasın tatil diyerek kendimi kandırmışım sanki. Yoğun olmayı, oradan oraya koşturmayı, hiçbir yere/şeye yetişememeyi, bugün de olmadı yarın çalışırım artık diyerek kendimi kandırmayı daha çok seviyorum.


Ayrıca geçen gün G. ile konuşurken fark ettim ki, ben kışı seviyorum diye de yıllardır kendimi kandırıyormuşum. Aslında bot giymeyi , İzmir'in surata tokat gibi çarpan rüzgarlarını, yağmurda bir yere yetişmek zorunda olmayı, kaban giymeyi, çorap giymek zorunda olmayı sevmiyorum ben. Evet, tümevarım yapıp kışı sevmiyorum sonucunu bundan çıkarabiliriz sanki. "İzmir'de kış mı olurmuş canım!" diyenleri bir kışı burada geçirmeye davet ediyorum :D 


Bir de fark ettim ki yağmuru da yalnızca evdeyken seviyorum ben. Yağmurda ıslanmak pahasına da olsa odamın penceresini açıp dışarıyı izlemeyi de. Şu klasik camdan dışarıyı seyredip, kahvemizi yudumlama eyleminden bahsetmiyorum bile :)

15 Şubat 2013 Cuma

Bu aralar ben #1

- Tripod fiyatlarına bakıp da iç geçirdiğim bir dönemde, karşıma çıkan ve atlayarak aldığım ucuz tripodu denemeye kalktım ve kullanamayacağımı anladım. Zira ellerim , tripodtan daha az titriyor.

- Apartmanımızın asansörüne takılan, önünden insan geçtiğinde ötüp duran ışıklı aygıtla aram hiç iyi değil. Önünden geçerken kendimi kasadan dıt dıııt diye ötüp giden ürünler gibi hissediyorum.

- Dünkü çiçek fiyatlarını duyduktan sonra, sevgililer gününde yalnız olduğum için mutlu bile oldum. Bir çiçeğe 100 lira verilir mi? 100 liraya 25'er liradan 4 t-shirt alınır ( t-shirt bağımlısı was here ) hadi onu geçtim günde 2 liradan 50 günlük yol param resmen. Annem'in bu duruma yorumu ise "100 liraya 100 tane Eti Karam Gurme alınır" oldu. Tanrım! sanırım yalnız öleceğim :D

- Fakültemden bir blog yazarının düzenlediği mektuplaşma etkinliğine katıldım. Ders için yazılanları ve küçükken Dedem'e yazdıklarımı saymazsak, ilk kez mektup yazdım. Daha doğrusu yazamadım. Karşımda insan umarım ciddi veya yaşça büyük değildir. Öyle ise benden nefret etmesi kaçınılmaz olabilir :)

- Tatil gelsin onu yapacağım, bunu yapacağım dediğim aktivitelerin %99.9'unu yapamayıp, yine ot gibi bir tatil geçirdim.

- Yazın katılmam gereken düğün-nişan benzeri aktivite sayısı 5'e çıktı (hatta belki 6). Rahat ötesi rahat giyinen  ve Takım Elbise'yi bırakın Blazer Ceket'ten ölümüne uzak duran bir insan olarak ne giyeceğimi tabi ki merak ediyorum.

... ben Raif gününün neredeyse 24 saatini geçirdiği
ve annesinin yapıştığını düşünüp derin endişelere boğulduğu sandalyesinden bildirdi efendim :)